Bu Blogda Ara

10 Nisan 2011 Pazar

Kilimlerimizin Motif Dili


Kilimlerimizin Motif Dili


Yazar:Ahmet Makal


Motiflerin ayrı ayı anlamları olduğunu biliyor muydunuz?

İnsan oğlu diğer insanlarla haberleşme ve iç dünyasını ifadede değişik yollar kullanır. Bunların en başta geleni tabi ki dil, yani konuşmaktır. Konuşamayanlar, yerine göre yazı ile, birbirlerinin dillerini bilmeyen insanlarsa işaretle anlaşırlar. San'atçılar, duygularını eserleri ile ifade ederler. Kimisi taşa kazır motiflerini, kimisi suya döker desenlerini.Kimisi muhteşem yapılar inşa eder,kimisi bir küçük tahta parçasını kaşık haline getirir , san'atını icra eder. Bir başkası, fırçasının ucundaki boyalarla bambaşka bir aleme götürür sizi,daha bir başkası ateşte erimiş cam hamurunu şekillendirerek bir şeyler söyler size. Müzisyenler müzik aletleriyle kâh üfleyerek,kâh tellere dokunarak,kâh tempo tutarak hep duygularını dile getirirler. Hasılı insanlar ,hele biraz da san'atkârlık ruhları varsa eserleri ile konuşmak , söyleyemediklerini eserleri ile söylemek, anlatmak isterler. 

Anadoluda okuma yazması olmayan kızların , mendile, çoraba işlediği motiften, yazmasındaki oyalara, dokuduğu kilime varana kadar hep duygunun, ümitlerin ve gelecek beklentisinin, sabırla anlatımıdır, dil dışındaki bu ifade şekli. İşte bu ifade şekillerinin en önde gelen bir yolu da .kültür ve san'atımızda, asırlardır devam eden ve gündelik hayatımızda hep iç içe olduğumuz, kilimlerimizdir. Yeri geldiğinde heybe olan ,yeri geldiğinde çadır olan, yeri geldiğinde seccade olan, Anadolu kilimlerinde işlenen her motif mutlaka bir anlam ifade eder. Bu anlam ifadesinde renklerin yeri ise en çarpıcı etkiyi yapar. Bu sayede kilimler bazen cıvıl cıvıl renklerle neş'eyi,sevinci,mutluluğu bazen de, ağır renklerle hüznü, kederi, yası,hasreti yaşatır bize. 

Kırmızı ile saadeti zenginliği anlatan san'atkâr, yeşili cennet rengi kabul etmiş, maviyi asalet ve ihtişam sembolü olarak görmüş, kötülüklerden korunmak için sarıyı ,dünya sıkıntılarından kurtulmak için de siyahı seçmiş, gönlündeki sırları simgeleştirerek ,göz nuru ile dokumuştur kilimlere. Türkçe kökenli bir kelime olan kilim, hav ipliği (özellikle halılarda düğüm atılıp kesilerek yükseklik oluşturan ip) kullanılmadan düz dokuma tekniği ile yatay veya dikey tezgahlarda elle yapılan bir dokuma sanatıdır. Tezgahta ,çözgü adı verilen dikey ipliklerin arasından yatay ipliklerin geçirilmesi ile desenler oluşturulur. Dokuma tekniği açısından farklılıklar gösteren,cicim,sili ya da zili,sumak gibi çeşitler de, genel ifadesi ile kilim olarak bilinmektedir. Desenler daha ziyade geometrik motiflerden meydana getirilir.Ancak bu desenler yaşanılan çağın özellikleri, yöre kültürü, gelenek ve görenekler, kilimi dokuyan kişinin beklentileri, ümitlerine göre değişiklikler gösterdiğinden,bir sınıflama yapmak gerekirse; Başta kuş motifi olmak üzere ejder ve böcek motiflerinin kullanıldığı Hayvansal motifler; Ağaç, yaprak, çiçek ve meyve motifleri kullanıldığı Bitkisel motifler; Dokuma kolaylığından dolayı en çok tercih edilen , motif türü olarak üçgen, dörtgen, dikdörtgen ve eşkenar dörtgenler den oluşan olan. Geometrik motifler; Madalyon, rozet, çengel, sütun yazı, harf, vazo gibi nesnelerin kullanıldığı Karışık motifler; Kuş, hayat ağacı, el, tarak, ibrik, kandil gibi desenlerle duyguları ve tabiat güçlerini anlatan; Sembolik motifler; şeklinde sıralanabilir. Kilim motiflerinin ifade ettiği anlamlardan bazıları yüz yıllardır şöyle şekillenmiştir. 

Kilimin tarihçesine bakıldığında, konar-göçerlerin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak için yaygı olarak dokuyup, kullandıkları görülür. Geçmişte ahşap tezgâhlarda, mekikli, elle atma usülü ile dokunan kilimler, mekanik tezgâhların icadı ile bir ölçüde makinalaşmış olmasına rağmen yinede el işi vasfını korumaktadır .Kilimler kullanılan tekniklere, motiflere, renklere, yörelere, aşiretlere, dokuyanlara göre isimlendirilir. İplikler çoğunlukla koyun yünü ve pamuk olup, yerine göre öküz, deve ve at tüyü, ve keçi kılı da kullanılır. 

Renkler ise, yine saf ve temiz Anadolu hayatının asil tevazusu gibi, bitkilerden,bir başka deyişle topraktan elde edilen, ama toprak olana kadar solmayan,güneşe dayanıklı renkler olup, bitki köklerinden ,yapraklarından ya da meyvelerinden yapılan kök boyalardır. Kırmızı, kızılçam kabuğundan; sarı ve tonları sumak, gence, sütleğen, katır tırnağı ve safran gibi bitkilerin kök dal ve çiçeklerinden; kahve rengi, ceviz,mazı ve meşenin yaprak ve meyvelerinden; yeşil yabani naneden; siyah sumaktan, mavi hint bitkisi otundan kaynatmak suretiyle elde edilir.Ve bu renklerle birleşen emek ve dileklerden oluşan kilimler,bazen yaygı olur, ayak altında çiğnenir,bazen de seccade olur, huzurda baş konulur. 

Sosyal ve kültürel hayatımızda ,san'atımızın önemli öğelerinden olan kilimler, çok daha farklı açılardan sınıflanıp anlatılabilecek, teknik açıdan ,kullanım açısından, kullanılan malzemelerin çeşidi ,imali, yapıldığı yöreler, ürünlerin pazarlanması, günümüzdeki ilgi derecesi gibi pek çok yönleri ile ele alınıp sayfalarca yazılar yazılıp araştırmalar yapılacak kadar zengin bir konu olduğundan, bu yazı, Anadolu kilimlerimizin ancak bir kısmından bahsederek, geneli hakkında da özet malumat vermek amacıyla kaleme alınmıştır., lgileneceklere az da olsa bir şeyler aktarabildiysek ne mutlu bize.




Arşivin Kaynağı: http://www.tefekkurdergisi.com/icerik.asp?dergi=15&konu=416

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder